Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  YardımYardım
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Usta Şairlerimiz
 Özel Forum : Usta Şairlerimiz
Konu Konu: ALİ YÜCE Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Mesaj << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Azra Reyhan
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 29-Ocak-2008
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 288
Gönderen: 02-Mayıs-2008 Saat 23:08 | Kayıtlı IP Alıntı Azra Reyhan

YOKLAMA

 

Yollar kısa         

    Yollar dikensiz       

   İniş yok yokuş yok

Yollar dümdüz   

Ayakların yok   

 

Yapışık sırtına

 Bir eski zaman göğü

Nere gitsen seninle

İçi basa basa korku dolu

Sevdaların yok

 

Sabah çok yakın

Sabah aha şuracıkta

Dünyamız gıcır gıcır

Çocuklar sevilgen

Kadınlar ince belli

Kolların yok

 

Çürük bir sesle

Kişner kulağına

  Bir eski zaman atı

Gözleri çumçukur

Basa basa uyku dolu

 

İki elimle araladım

Sigara dumanlarını

Bir Antakya kahvesinde

Görmeye çalıştım seni

Ele güne karşı

Gözlerin yok

 

Yıkanmış şiir

Eritilmiş uygarlık

Irmaklar cumhuriyeti

Papatya gibi açmış sözcükler

Yer ayna gök ayna

İçinde yüzün yok

 

ALİ YÜCE

Dostlar,Ozan Ali Yüce'yi, en kısa zamanda görmeğe gideceğim.

Sizlere,Ali Yüce'den esintiler getireceğim.Hepinize mutlu tatiller..



__________________
En yalçın dağısın ömrümün - Hasan dağı gibi aşamadığım
Yukarı Dön Göster Azra Reyhan's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: Azra Reyhan
 
yuna
Ulema
Ulema
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 1339
Gönderen: 04-Mayıs-2008 Saat 08:36 | Kayıtlı IP Alıntı yuna

GÜNAYDIN

Sevgili Azra Reyhan ALİ YÜCE'ye bizden de selam götür

"Ben çiçek olsaydım eğer
Hiç saksı giymezdim ayağıma
Ödünç kanat alırdım
Güvercin teyzemden
Barış uçardım üstünüze"

 



__________________
Yukarı Dön Göster yuna's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: yuna
 
Nimoş
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 17-Şubat-2005
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 760
Gönderen: 04-Mayıs-2008 Saat 15:24 | Kayıtlı IP Alıntı Nimoş

SEVDALI SÖZCÜKLER

Beni tanımadın mı dedi
Bir sözcük bir sözcüğe
Çevir zamanın sayfalarını
Belleğini iyi yokla
İyi bak gözlerimin içine
Anılar devşir yüzümden

Bir yağmur sonrasıydı
Yan yana düşmüştük hani
Bir şiirin ilk dizesinde
Göz göze gelmiştik birden
Bir şey kımıldamıştı içimizde
Sonra sürülmüştük şiirden
İzinsiz öpüştük diye

Anımsadım dedi öbürü
Elin elime değince
Bindim sevdanın mor atına
Gittim ta eski günlere
Küçüldükçe büyüdü hüzün
Adını bilmediğim bir şey
Çıt diye kırıldı içimde

Ne acılar çektim bilsen
Nelere katlandım gurbette
Senetlere tutanaklara
Mahkeme kararlarına geçtim
Yıllarca ad oldum bir kötüye
Bir an bile unutmadım seni
Göz göze gelmedim hiç
Senden başka bir sözcükle

Sesin sesime değince
İçimdeki süt denizleri
Köpürmeye başladı gene
Öpüşe banınca dudaklarımızı
Kendi kokusunu duydu yosun
Şiirin gizli aynasında
Kendi rengini gördü menekşe

Haydi gel dedi
Dişi sözcük erkek sözcüğe
Başka bir şiire girelim
Görünmeden ozan abiye

Ali Yüce

Benden de selamlar Ali Yüce'ye..

 



__________________
Yukarı Dön Göster Nimoş's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: Nimoş
 
çiçekçi
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 907
Gönderen: 05-Mayıs-2008 Saat 14:10 | Kayıtlı IP Alıntı çiçekçi

 

SEVGİLİ AZRA REYHAN OZAN ALİ YÜCE'NİN SON ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER BEKLİYORUZ. HEPİMİZİN SEVGİSİNİ İLETİRSEN SEVİNİRİZ.

 



__________________
Yukarı Dön Göster çiçekçi's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: çiçekçi
 
Azra Reyhan
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 29-Ocak-2008
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 288
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 02:56 | Kayıtlı IP Alıntı Azra Reyhan

Ozan Ali Yüce,eşi Nimet Yüce ile

Ah Bu Türkü

 

Bir türkü

Halkın türküsü

Ağlatır beni hep

Kimseye göstermeden

Siler gözümün yaşını

Başka türlü

 

Nerede

Ne zaman dinlesem

Ağlar hep ağlatır hep

Niçin gülmez bu türkü

Halk gülmüş mü ki

Gülsün türkü

 

Bir türkü

Çok dilli çok sesli

Çok kanatlı bir türkü

Halk göklerinde uçar

Konar gönlümün dalına

Çiçek açar bir türkü

 

Bir türkü

Halk güzeli bir türkü

Vurmadan açar kapımı

Girer içeri bir türkü

Ben kaçarım kendi kovalar

Ah bu türkü

Merhaba Dostlar,Ozan Ali Yüce,

evinin bahçesinden bu gülü gönderdi,

sevgilerini gönderdi,hepinize.

 

Ali Yüce,Madımak yangınında Sivas'taymış.O tarihten

 sonra şiir yazamamış.

Yazmaya çalıştıysa da şiirleri,o yangının alevleri gibi yakmış,ozanın yüreğini,

ellerini,bedenini.

İşte bizlerin,hıdırellezi coşkuyla yaşayamadığımız gibi,ozan da,şiirini yazamıyormuş.

 

Çok şiir yazdı,yazdıkları övüncümüz.

 

Asi ırmağı kıyısında

Kızlar çiçek suluyor

Yel estikçe kızlar çiçek

Çiçekler kız oluyor

Ben bu mektubu yazarken

Kalemime kuşlar konuyor

ALİ YÜCE



__________________
En yalçın dağısın ömrümün - Hasan dağı gibi aşamadığım
Yukarı Dön Göster Azra Reyhan's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: Azra Reyhan
 
ismet
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 29-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 1144
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 09:47 | Kayıtlı IP Alıntı ismet

EVRENSEL KARDEŞ

Tarar saçlarını
Örer anam
Bütün çocukların
Anası anam

Kucaklar babam
Şu koca dünyayı
Bütün çocukların
Babası babam

Çarpar yüreğim
Bütün göğüslerde
En uzak ülkenin
Komşusuyum ben

Haydi artık
Doğsun güneş
Batsın karanlık
Bütün çocukların
Kardeşiyim ben

Ali Yüce

 

Sevgili Azra Reyhan çok teşekkür ederiz. Sabah forumda  ozan Ali Yüce'nin  fotoğrafları ve özel yaşamından esintileri görünce çok sevindim.

Bu resimli kısa röportajı tekrar tekrar okuyorum. Ellerine, emeğine, ilgine sağlık.

 

Yukarı Dön Göster ismet's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: ismet
 
yuna
Ulema
Ulema
Simge

Kayıt Tarihi: 21-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 1339
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 11:13 | Kayıtlı IP Alıntı yuna

 

Çağdaş şiirimizin önemli isimlerinden biri olan Ali Yüce, 80 yaşında bir ulu çınar. Ama şiirleriyle her zaman,  çoğumuzdan daha genç.

 

Ali Yüce 1928 yılında Hatay’ın Yayladağ ilçesi Hisarcık köyünde doğmuş. Kendi yaşam öyküsünü anlatırken, “Doğar doğmaz başladı kavgam” diyor.

 

“On sekiz yaşıma dek köyde çobanlık, ırgatlık yaptım. Keçileri kurt boğdu, kötü söz yedim, sille yedim. Bir kilo unluk için sabahtan akşama dek sırtımda taş çektim. Kök sürdüm kör kazma ile. Bir hasır parçasının üstünde başladı öğrenimim. Öte dünyayı karış karış dolaştım. Hatay Fransızlardan kurtarıl­dığı zaman, Atatürk’ü öğrendim. Türk olduğumu öğren­dim.Yeni abc ile köyümde açılan ‘Gece Mektebi’nde tanıştım. Okuma yazmayı öğrendim. Şapka giyme kam­panyasında şapka alacak yirmi beş kuruşum olmadığı için çerçi kağıdından şapka yapıp giydim. Hocadan doyasıya falaka yedim. Öte dünyadan kaçıp bu dünyaya ayak bas­tım.  Hem davar güttüm hem ilkokulu dışardan bitirdim. Düziçi Köy Enstitüsü’ne kaçarak gittim.”

 

Köyden kaçarak Düziçi Köy Enstitüsü’ne girişinin dünyaya gerçek gözlerini açışı olduğunu söylüyor Ali Yüce:

 

Yıl 1946

Düziçi Köy Enstitüsünde

Bu dünyaya ayak bastım ben

Ekmeğime ışık sürdü Tonguç

Eşitlik özgürlük sürdü beynime

Bin yıllık uykudan uyandım

Bir gramcık bilgi için

Tırmanmadık yokuş koymadım ben

Saç döktüm ömür tükettim

Öğrenmeye doymadım ben

 

Ali Yüce, Anadolu köy yoksullarının karşılaştığı sömürü ve zulmü kendi öz deneyimi ile öğrenmiş. Bir daha da ne unutmuş, ne de affetmiştir. O, özgün şiirselliği ile bunu şöyle dile getiriyor:

 

“Oğlak çobanı iken henüz ot yemeyi bile beceremeyen bir oğlak, ağanın ekinine girmişti. Hemen koşup çıkar­mıştım. Ama kaşla göz arasında ağa at üstünde yetişip beni kırbaçlamıştı. Yetmiş yaşıma geldim; çektiğim bütün çile­leri, sıkıntıları, acıları, unuttum ama o derebeyi kalıntısının kırbacını unutmadım. Kırbacın kabarttığı boynum hep ağrıyor. Ölünceye dek de ağrıyacak.”

 

Ali Yüce, 1951 yılında Köy Enstitüsünü bitirdikten sonra, Hatay ve çevre köylerinde on yıl boyunca ilkokul öğretmenliği yaparken boş zamanlarında İngilizce çalıştı. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’nün İngilizce Bölümü’nü yeterlik sınavlarını dışardan vererek bitirdi. Daha sonraki yıllar boyunca çeşitli liselerde İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra, 1977 yılında emekli oldu.

 

İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayımlandı. Daha sonraki şiirleri Yeditepe, Türk Dili, Soyut, Sanat Rehberi dergilerinde çıktı. 1975 yılından bugüne dek yirmi kitabı yayınlandı. Bunların arasında denemeler, iki roman ve şiir kitapları var. Bir çok yapıtı ve şiiri yurt içinde ve yurt dışında ödüller kazandı. Kendisine Edebiyatçılar Derneğinin onur ödülü verildi.

 

Damar dergisinde çıkan bir yazısında Adnan Binyazar haklı olarak, Ali Yüce’nin bir başka yazarı tanıtırken kullandığı şu sözlerin en çok kendisine yakışacağını belirtiyor:

 

“(Ali Yüce’nin) şiirinin eksenini toplumcu gerçekçilik oluşturur. (Ali Yüce), sanat yaşamı boyunca Anadolu insanının acılarını, sevinçlerini, umut ve özlemlerini, sömürülüşünü, ezilmişliğini, özgürlük ve mutluluğa susamışlığını çağdaş bir aydına yakışır biçimde dile getirmiştir. Çok doğaldır ki bunun faturasını çilenin her türlüsünü göğüsleyerek ödemiştir. Onun şiirinde çalış­mak, emek ve emekçi, emeğin alın teriyle kazanan, üreten, yaratan halk en yüksek yere oturur. (Ali Yüce), toplumsal gerçekleri yansıtırken keçe tadında kuru sav­sözlerin (sloganların) tuzağına düşmemiştir. Halktan, toplumdan aldığını gene halka vermiştir. Ama gerçek­leri şiir mahzeninde mayalandırdıktan, sözcüklere ‘bay­ramlık giysiler giydirdikten’ sonra..”

 

Ali Yüce’nin “Atatürk Aydınlığını Karanlıkçı Dişler Kesmez” adlı kitabında yer alan şiirlerinde, kısa bir süre öncesine kadar yarım aydınlarımız arasında moda olan postmodernizm denilen çarpık felsefeye; ortaçağ karanlığına öykünen irtica ve o temelde yükselen burjuva politikacılığına; başkasına söz hakkı tanımaz ve giderek saldırganlaşan küresel emperyalizme karşı çıkış ve direniş ana temaları oluşturuyor. Tutkunlukla bağlı olduğu Atatürk aydınlanmacılığı, laiklik ve ulusal bağımsızlık savunusu ise onun yaşam felsefesinin köşe taşları.

 

Postmodernizm denilen felsefenin, tarihin çöplüğünden çıkardığı eski ve yıpranmış görüşleri yepyeni ve çok değişik görüşlermiş gibi sunmasını sergilerken şöyle yazıyor:

 

İnsan yapımı

Ama insana uzak

Gözle işitilip kulakla görülen

Postmodern şiirler

Çok okunup çok satıyormuş duydum

Ben bu şiiri yazarken

Gözlük taktım kulağıma

Yeni bir eskici oldum

 

 

Ali Yüce’nin şiirlerini kimin için yazdığı da dizelerinden görülüyor:

 

Kışın soğuğunda

Seni ben ekerim buğday

Ben biçerim yazın sıcağında

Döven benim seni savuran ben

Bir kap yemek

Yarım ekmek kuyruğunda

Gene benim en çok bekleyen

 

 

Not: Sevgili Azra Reyhan yaşayan en büyük ustalardan Ali Yüce'yi aramızda konuk ettiğin için çok teşekkür ederiz.

 
 



__________________
Yukarı Dön Göster yuna's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: yuna
 
çiçekçi
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 907
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 16:41 | Kayıtlı IP Alıntı çiçekçi

 M E R H A B A

OZAN ALİ YÜCE'NİN KİTAPLARI BAŞUCU KİTAPLARIMDANDIR.

SAYIN VE SEVGİLİ ALİ YÜCE'Yİ CANLI OLARAK KARŞIMDA GÖRÜNCE NE DİYECEĞİMİ ŞAŞIRDIM.

SEVGİLİ AZRA REYHAN SANA  ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.

 



__________________
Yukarı Dön Göster çiçekçi's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: çiçekçi
 
ZEYNEP
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 26-Kasım-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 890
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 17:11 | Kayıtlı IP Alıntı ZEYNEP

ANAMI ARIYORUM

Senden ayrı senden uzak
Yersiz göksüz gibiyim
Hem analı hem babalı
Hem öksüz gibiyim

Uzanmış aramıza
Uçsuz bucaksız gurbet
Bir ucunda sıla var
Öbür ucunda emek

Bütün analar ağıt şimdi
Bütün ağıtlar ana
Ya beni de al gurbet
Ya anamı bana ver

Hem kova hem kuyuyum
Yorgun bir halk suyuyum
Sen bana ninni söyle
Ben dizinde uyuyum

ALİ YÜCE

 

MERHABA ARKADAŞLAR

BU ŞİİRİ EZBERİMDEN YAZDIM.

SAYFAMIZA ŞEREF VERDİNİZ USTA ŞAİR..

SEVGİLİ AZRA REYHAN SEVGİLİ KONUĞUMUZLA BİZİ TANIŞTIRDIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.

 

 



__________________
Yukarı Dön Göster ZEYNEP's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: ZEYNEP
 
ESRA
enderunlu
enderunlu
Simge

Kayıt Tarihi: 15-Aralık-2004
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 630
Gönderen: 07-Mayıs-2008 Saat 17:54 | Kayıtlı IP Alıntı ESRA

Sayın

Ali Yüce ve Nimet Yüce

Gonca güllerin açtığı bahçenizde size sağlık, mutluluk, uzun ömürler dileriz.

Sevgili ozanımız türkçemizi en iyi kullanan şairlerimizdensiniz

Hepimize özellikle çocuklarımıza şiiri sevdirdiniz.

Sizi aramızda ağırlamaktan şeref duyuyoruz.

 

     AÇ AĞZINI KARANLIK

 

 

İşim gücüm bu benim
Sorguya çekmek gerçeği
Sevginin rüzgarı ak da
Savaşın bayrağı niçin kara
Bütün suçum bu benim
Evreni kucaklamak
Çözmek kör düğümleri

Sonra bildiğiniz gibi
Gecenin içine attılar beni
Kirden pasaktan gecenin
Ta dibine yuvarlandım
Sevindiler gerisin geri
Acıya öfkeye bulandım
Aç ağzını karanlık
Dişlerini sayacağım

Eğilip aldı beni yerden
Halk anam güzel anam
Yıkadı kirimi pasımı
Ağrımı acımı silkeledi
Toz alır gibi aldı öfkemi
Sıcacık et koynunda
Yıllarca ısıttıktan sonra
Yeniden doğur beni

Giydim yeni giysilerimi
Çıktım yeni bir yola
Yeni ayaklarımla yürüdüm
Yeni gözlerimle baktım dünyaya
Günaydın dedim yeni sesimle
Başı sevda dolu bir değa

İşim gücüm bu benim
Sorguya çekmek çirkinleri
Emeğin suyu ak da
Sömürünün değirmeni niçin kara
Bütün suçum bu benim
Tahta çıkarmak güzeli
Uygarlığı halklamak

İşte sabah oldu
Yum gözlerini karanlık
Eski bir ormanda ben
Yeni bir ağaçmış gibiyim
Aç gözlerin karanlık
Tepeden tırnağa ben
Çiçek açmış gibiyim

ALİ YÜCE

Sevgili Azra Reyhan iyi ki dostumuzsunuz. Hiçbir yerde yayımlanmayan  özel fotoğraflar için size ayrıca teşekkür ederiz.  Fotoğrafları bilgisayarıma aldım.Azra Reyhan'ın hediyesidir diye kaydettim. Teşekkür ediyorum.


 



__________________
Yukarı Dön Göster ESRA's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: ESRA
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide