| |



ŞİVA VE SAKTİ
Siva ve Sakti , Hinduizmin kutsal
çifti , gökyüzünden bir yandan yeryüzünü
seyrediyorlar , bir yandan da insan yaşamını tehdit eden unsurları , insan
davranışlarındaki karmaşayı , insan olmanın acılarla dolu bedeline
hüzünleniyorlarmış.
Birden Sakti ara sokakların birinde ayakta
zorlukla duran perişan yoksulu
farketmiş. Kalbi merhametle burkulmuş. Yaşamak için verdiği savaş , dürüst
ve iyi bir insan olması onu etkilemiş olmalı ki , kocasına , bu zavallıya
biraz altın
vermesini söylemiş. Siva adamı bir an gözlemiş , sonra karısına dönerek
:
Yapamam " demiş.
Sakti şaşırmış.
" Ne demek ? " diye isyan etmiş kocasına. " Senin için
bu kadar basit bir
şeyi nasıl yapamazsın ? "
" Bunu ona veremem , çünkü almaya hazır değil . " demiş Siva.
Sakti çıkışmış.
" Yani , yolunun üzerine bir kese altın bırakamayacağını mı söylüyorsun
? "
" Tabii , bırakabilirim " demiş Siva. " Ama bu başka bir
şey "
" Lütfen... " diye yalvarmış , Sakti. " Lütfen.. "
Ve Siva bir kese dolusu altını yoksul adamın yolunun üzerine bırakmış.
Zavallı yoksula gelince ; o akşam iki lokma bir şey bulup yiyip
yiyemeyeceğini , yoksa yine aç mı uyuyacağını düşünerek yoluna devam ediyormuş.
Köşeyi dönünce , " Şuna bak " demiş , " Koca bir taş parçası
iyi ki gördüm. Çarpsaydım ,partalı çıkmış sandaletlerim iyice elden çıkacaktı."
Ve dikkatle altın dolu kesenin üzerinden atlayarak yoluna devam etmiş.
Şimdi yaşamımıza dönüp bir bakalım.. Üzerinden doğru zamanı yakalayamayıp
geçip gittiklerimiz var mı ?
|
|